Hakkında Suspiria
Luca Guadagnino'nun 2018 yapımı 'Suspiria'sı, Dario Argento'nun 1977 tarihli kült filminin yeniden çevrimi olarak karşımıza çıkıyor. Film, Soğuk Savaş'ın gergin atmosferindeki Batı Berlin'de, prestijli Markos Dans Akademisi'ne katılan genç Amerikalı dansçı Susie Bannion'un (Dakota Johnson) hikayesini anlatıyor. Akademi, dışarıdan göründüğü gibi zarif bir sanat kurumu değil, kadim ve karanlık bir büyücülük geleneğinin merkezidir. Susie'nin olağanüstü yeteneği, akademinin sanat yönetmeni Madame Blanc'ı (Tilda Swinton) etkilerken, okuldan gizemli bir şekilde kaybolan bir önceki dansçının arkadaşı Patricia (Chloë Grace Moretz) ise gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan bir psikoterapistle (yine Tilda Swinton) temas kurar.
Guadagnino, orijinal filmin canlı renk paletinden uzaklaşarak kasvetli, grimsı ve soğuk bir görsel estetik benimser. Bu tercih, filmin politik ve tarihsel arka planıyla (Almanya'nın Nazi geçmişi, Kızıl Ordu Fraksiyonu) uyum içindedir. Thom Yorke'un hipnotik ve rahatsız edici müzikleri, gerilimi adım adım tırmandırır. Dakota Johnson, masumiyetten güce evrilen karmaşık bir karakteri başarıyla canlandırırken, Tilda Swinton (birden fazla rolde) her zamanki gibi hipnotik bir performans sergiler.
'Suspiria', sıradan bir korku filminden çok daha fazlasıdır. Sanat, güç, kontrol, annelik ve kolektif suçluluk üzerine düşündürücü temaları, şiddet dolu ve unutulmaz görsel sekanslarla harmanlar. Özellikle finaldeki dans ve ritüel sahnesi, izleyiciyi şoke eden bir güce sahiptir. Görsel sanatlar, dans ve doğaüstü korkuyu bir araya getiren bu iddialı film, izleyicisini rahatsız edici ve büyüleyici bir deneyime davet ediyor. Korku sinemasının sınırlarını zorlayan, yorumlanmaya açık ve uzun süre akılda kalacak bir eser arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.
Guadagnino, orijinal filmin canlı renk paletinden uzaklaşarak kasvetli, grimsı ve soğuk bir görsel estetik benimser. Bu tercih, filmin politik ve tarihsel arka planıyla (Almanya'nın Nazi geçmişi, Kızıl Ordu Fraksiyonu) uyum içindedir. Thom Yorke'un hipnotik ve rahatsız edici müzikleri, gerilimi adım adım tırmandırır. Dakota Johnson, masumiyetten güce evrilen karmaşık bir karakteri başarıyla canlandırırken, Tilda Swinton (birden fazla rolde) her zamanki gibi hipnotik bir performans sergiler.
'Suspiria', sıradan bir korku filminden çok daha fazlasıdır. Sanat, güç, kontrol, annelik ve kolektif suçluluk üzerine düşündürücü temaları, şiddet dolu ve unutulmaz görsel sekanslarla harmanlar. Özellikle finaldeki dans ve ritüel sahnesi, izleyiciyi şoke eden bir güce sahiptir. Görsel sanatlar, dans ve doğaüstü korkuyu bir araya getiren bu iddialı film, izleyicisini rahatsız edici ve büyüleyici bir deneyime davet ediyor. Korku sinemasının sınırlarını zorlayan, yorumlanmaya açık ve uzun süre akılda kalacak bir eser arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.


















